İlk görüşte (Göz muayenesi)
Dişçide acı içinde geçen 1 saatin ardından göz muayenesi için soluğu göz hastahanesinde aldım. Daha hastahanenin önüne gelir gelmez göz göze geldik. Bize yakışmaz öyle uzun uzun süzmek diye içimden geçirip kafamı çevirdim. O an daha ilk göz göze gelmemizde içim titredi. İçeri girdim kayıt yaptırdım, sıra aldım ve arka arkaya muayene sırası verdiler. Yanında anne diye hitap ettiği bir kadın ve 2-3 yaşlarında bir çocuk vardı. Acaba göz göze geldiğim kızın çocuğu mu bu çocuk diye düşünmeye başladım. Dua ediyordum gereksiz yere İnşallah onun çocuğu değildir, İnşallah evli değildir, İnşallah hayatında kimse yoktur. Çünkü çok etkilenmiştim.
Sıra için beni çağırdılar ve ardımdan onu. Cihazlar ile odaklama ve refleks testleri yapıldı ardından doktor sırası için bekleme salonuna yönlendirildim. Tek tük boş oturaklar vardı ancak ben boş olan 5li oturağı tercih ettim. Çünkü yanlarında çocuk olduğu için rahat oturmak için boş bir yer seçeceklerdi. 5li koltuğun en ortasına oturdum ki yanıma otursun. Düşündüğüm gibi oldu yanıma oturdu ama benim kafamda hala aynı soru. Acaba çocuk onun muydu? Parmağında alyans yoktu ama belki de evde unutmuştu.
Yanıma oturdu ama ben bakamıyordum, ayıptı. Çocuk yerinde durmuyor sürekli hareket ediyordu ve kız peşinden koşuyordu. Bu sırada kıza uzun uzadıya bakma fırsatım oldu. Doya doya izledim güzelliğini. Allah'ım neydi bu, ben ne yaşıyordum içimde, ona bakma isteğini atamıyordum içimden ve kontrol edemiyordum kendimi. Konuşmalardan anladığım kadarıyla çocuk kardeşiydi. Annesiyle konuşmalarına kulak misafiri oluyordum ve rahatsız etmemek için öküz gibi onlara bakmak yerine telefonumla ilgileniyor gibi yapıyordum.
Beyaz bir spor ayakkabı, kot pantolon üstünde güzel bir tunik ve güzelliğine güzellik katan bir eşarp.
Bir ara çocuk merdivenlerden aşağı indi. Kız da onun peşinden gitti. Yerimi değiştirdim ve onları görebileceğim bir noktaya oturdum. Ona fark ettirmeden öylece onu izliyordum. Ellerim ile kapatabileceğim ufak bir çehreye sahipti, fındık gibi derler ya. İlk defa böyle bir şey oluyordu anlam veremiyordum. Sadece tek bir an göz göze geldiğim birisi beni nasıl bu kadar etkileyebilirdi.
Bir ara göremeyeceğim bir noktaya geçtiler, muayenehanenin yanına. Sürekli sırayı takip ediyor gibi yapıp ona baktım. Sıramı unutmuştum bile umurumda da değildi. Bir isim yazdı monitörde ve içeri girdi. Hemen ismini facebook ve instagramda arattım. Evet onu bulmuştum ama oturmayan bir şeyler var gibiydi. Annesinin facebook hesabıymış.. Monitörde yazan ismin annesine ait olduğunu anladım. Ben arama yaparken meğer kızın ismi de yazılmış monitörde fark etmemişim. Onlardan sonra sıra bana geldi, arkasından gidişini izleyerek doktorun yanına girdim. Muayene ederken doktora bir ricada bulundum. "Hocam benden önce gelen hastanın adını söyler misiniz?" şöyle bir baktı yüzüme, ben ilk defa böyle bir şey istemenin utangaçlığı ile yüzüne bakarken gülümsedi. "Söyleyemem ama monitörde adın doğru yazılmış mı bak bakalım" dedi ve isim listesinin olduğu bilgisayarı bana gösterdi. Kızın ismini öğrenmiştim. Hocaya teşekkür ettim ve muayene ardından araca geçtim. İlk işim kızın ismini aratmak olacaktı.
Facebook kullanmıyordu tahminimce, annesinin arkadaş listesine ismini yazdığımda ve bağımsız olarak facebookta arattığımda hiç bir sonuç çıkmıyordu. İnstagramı denedim ve buldum. Hemen tanıdım çünkü aklımdaydı güzelliği. Ankara Üniversitesi İç Mimarlık okuyordu galiba öyle belirtmişti.
İnstagram kullanmıyordum hemen bir hesap açtım ve fotolar ekledim ve o akşam hemen takip isteği gönderdim ancak kabul etmedi. Gece saat geç olduğundan rahatsızlık vermek yerine sabah olmasını bekledim ve gözümü açar açmaz ona mesaj attım. Çok geçmeden cevap verdi. Ona ondan hoşlandığımı söyledim ancak o sevgilisi olduğunu söyledi.
Hızlı bir çöküş yaşadım. Çünkü böyle hayal etmemiştim ve tarif edemeyeceğim bir duygu karmaşası yaşadım. Sevgilisi olan bir kızı rahatsız etmek, üstelemek bana yakışmazdı. İçimden "Allah sevdiğine bağışlasın" diye temenni ederken ellerim "peki, özür dilerim rahatsızlık için" yazdı.
Belki de sevgilisi yoktur beni de beğenmemiş olabilir diye de düşündüm ama her halukarda gayet kibar bir dille reddetmişti beni. Sevgilisi olduğunu varsayarak söylüyorum, bir başkasına ait olan bir insanı hafızada tutmak kesinlikle doğru değil, biliyorum ancak kafamdan atamıyorum. Sürekli gözümün önünde. Bir kere ufacık bir göze göze gelme ve onu izlemem nasıl kısa sürede nasıl hayaller kurmama sebep olduysa aklımdan çıkaramıyorum. Uzun bir süre de etkisinde kalacağım galiba.
Vardır bir hayır deyip yola devam etmek galiba en doğrusu. Belki de hayırlısı onun hayatında olmamamdır, bu onun için daha hayırlıdır. Kaderim onunla yazılsın isterdim ama Allah ne yazdıysa alnımıza boynumuz kıldan incedir. Çünkü "Muhakkak ki Allah, her şeyi en iyi bilendir."
Sıra için beni çağırdılar ve ardımdan onu. Cihazlar ile odaklama ve refleks testleri yapıldı ardından doktor sırası için bekleme salonuna yönlendirildim. Tek tük boş oturaklar vardı ancak ben boş olan 5li oturağı tercih ettim. Çünkü yanlarında çocuk olduğu için rahat oturmak için boş bir yer seçeceklerdi. 5li koltuğun en ortasına oturdum ki yanıma otursun. Düşündüğüm gibi oldu yanıma oturdu ama benim kafamda hala aynı soru. Acaba çocuk onun muydu? Parmağında alyans yoktu ama belki de evde unutmuştu.
Yanıma oturdu ama ben bakamıyordum, ayıptı. Çocuk yerinde durmuyor sürekli hareket ediyordu ve kız peşinden koşuyordu. Bu sırada kıza uzun uzadıya bakma fırsatım oldu. Doya doya izledim güzelliğini. Allah'ım neydi bu, ben ne yaşıyordum içimde, ona bakma isteğini atamıyordum içimden ve kontrol edemiyordum kendimi. Konuşmalardan anladığım kadarıyla çocuk kardeşiydi. Annesiyle konuşmalarına kulak misafiri oluyordum ve rahatsız etmemek için öküz gibi onlara bakmak yerine telefonumla ilgileniyor gibi yapıyordum.
Beyaz bir spor ayakkabı, kot pantolon üstünde güzel bir tunik ve güzelliğine güzellik katan bir eşarp.
Bir ara çocuk merdivenlerden aşağı indi. Kız da onun peşinden gitti. Yerimi değiştirdim ve onları görebileceğim bir noktaya oturdum. Ona fark ettirmeden öylece onu izliyordum. Ellerim ile kapatabileceğim ufak bir çehreye sahipti, fındık gibi derler ya. İlk defa böyle bir şey oluyordu anlam veremiyordum. Sadece tek bir an göz göze geldiğim birisi beni nasıl bu kadar etkileyebilirdi.
Bir ara göremeyeceğim bir noktaya geçtiler, muayenehanenin yanına. Sürekli sırayı takip ediyor gibi yapıp ona baktım. Sıramı unutmuştum bile umurumda da değildi. Bir isim yazdı monitörde ve içeri girdi. Hemen ismini facebook ve instagramda arattım. Evet onu bulmuştum ama oturmayan bir şeyler var gibiydi. Annesinin facebook hesabıymış.. Monitörde yazan ismin annesine ait olduğunu anladım. Ben arama yaparken meğer kızın ismi de yazılmış monitörde fark etmemişim. Onlardan sonra sıra bana geldi, arkasından gidişini izleyerek doktorun yanına girdim. Muayene ederken doktora bir ricada bulundum. "Hocam benden önce gelen hastanın adını söyler misiniz?" şöyle bir baktı yüzüme, ben ilk defa böyle bir şey istemenin utangaçlığı ile yüzüne bakarken gülümsedi. "Söyleyemem ama monitörde adın doğru yazılmış mı bak bakalım" dedi ve isim listesinin olduğu bilgisayarı bana gösterdi. Kızın ismini öğrenmiştim. Hocaya teşekkür ettim ve muayene ardından araca geçtim. İlk işim kızın ismini aratmak olacaktı.
Facebook kullanmıyordu tahminimce, annesinin arkadaş listesine ismini yazdığımda ve bağımsız olarak facebookta arattığımda hiç bir sonuç çıkmıyordu. İnstagramı denedim ve buldum. Hemen tanıdım çünkü aklımdaydı güzelliği. Ankara Üniversitesi İç Mimarlık okuyordu galiba öyle belirtmişti.
İnstagram kullanmıyordum hemen bir hesap açtım ve fotolar ekledim ve o akşam hemen takip isteği gönderdim ancak kabul etmedi. Gece saat geç olduğundan rahatsızlık vermek yerine sabah olmasını bekledim ve gözümü açar açmaz ona mesaj attım. Çok geçmeden cevap verdi. Ona ondan hoşlandığımı söyledim ancak o sevgilisi olduğunu söyledi.
Hızlı bir çöküş yaşadım. Çünkü böyle hayal etmemiştim ve tarif edemeyeceğim bir duygu karmaşası yaşadım. Sevgilisi olan bir kızı rahatsız etmek, üstelemek bana yakışmazdı. İçimden "Allah sevdiğine bağışlasın" diye temenni ederken ellerim "peki, özür dilerim rahatsızlık için" yazdı.
Belki de sevgilisi yoktur beni de beğenmemiş olabilir diye de düşündüm ama her halukarda gayet kibar bir dille reddetmişti beni. Sevgilisi olduğunu varsayarak söylüyorum, bir başkasına ait olan bir insanı hafızada tutmak kesinlikle doğru değil, biliyorum ancak kafamdan atamıyorum. Sürekli gözümün önünde. Bir kere ufacık bir göze göze gelme ve onu izlemem nasıl kısa sürede nasıl hayaller kurmama sebep olduysa aklımdan çıkaramıyorum. Uzun bir süre de etkisinde kalacağım galiba.
Vardır bir hayır deyip yola devam etmek galiba en doğrusu. Belki de hayırlısı onun hayatında olmamamdır, bu onun için daha hayırlıdır. Kaderim onunla yazılsın isterdim ama Allah ne yazdıysa alnımıza boynumuz kıldan incedir. Çünkü "Muhakkak ki Allah, her şeyi en iyi bilendir."
Comments
Post a Comment